Anasayfa Makaleler Taşınmaz Uyuşmazlıklarında Mahkeme İçtihatlarının Değişmesi Halinde Zamanaşımı Süresi Yeniden Başlar
Taşınmaz Uyuşmazlıklarında Mahkeme İçtihatlarının Değişmesi Halinde Zamanaşımı Süresi Yeniden Başlar



Taşınmaz Uyuşmazlıklarında Mahkeme İçtihatlarının Değişmesi Halinde Zamanaşımı Süresi Yeniden Başlar

Türk Hukukunda özellikle devlet tarafından el atılan taşınmazlarla ilgili hukuki süreç çok uzamaktadır. Zamanaşımı birçok uyuşmazlıkta mülk sahiplerinin haklarını almasında engel teşkil etmektedir. Anayasa Mahkemesi yeni kararıyla uyuşmazlık ile ilgili istikrarlı içtihatların değişmesi halinde zamanaşımı süresinin yeniden başlayacağını belirlemiştir.

---

Tarih: 31.10.2017

 

TAŞINMAZLARLA İLGİLİ UYUŞMAZLIKLARDA ZAMANAŞIMI CİDDİ BİR ENGELDİR

Türk Hukukunda özellikle devletin el attığı taşınmazlar ile ilgili ihtilaflarda zamanaşımı önemli bir engel oluşturmaktadır. Maliklere tebligat yapılamayan ve ilan yoluyla tebliğ edilmiş sayılan çeşitli kamulaştırma işlemlerinde zamanaşımı süresinin dolmuş olması ihtilafın yargılama yapılmadan reddi sonucunu doğurabilmektedir.

Anayasa Mahkemesi 29.09.2017 tarihli resmi gazetede yayımlanan 2014/6673 başvuru numaralı kararında bu tip durumlar ile ilgili hak sahiplerine emsal oluşturabilecek yeni bir yol açmıştır.

 

KANUN HÜKÜMLERİNİN YANI SIRA YARGITAY VE BÖLGE ADLİYE MAHKEMELERİNİN İSTİKRARLI İÇTİHATLARI UYUŞMAZLIKLARIN ÇÖZÜMÜ İÇİN ÖNEM ARZ ETMEKTEDİR

Anayasa Mahkemesi nezdinde bireysel başvuruya konu olan uyuşmazlıkta, malik tapu kayıtlarındaki sebebi bilinmeyen bir hatadan dolayı hak kaybına uğramıştır. Yargıtay’ın konu hakkındaki istikrar kazanmış içtihatlarına göre devlet tapu sicilindeki hatadan ancak kusuru oranında sorumlu olmaktadır. Bu nedenle malik dönemin içtihatları uyarınca kesin kaybedeceği bir davayı açmamış, 1990 yılında dava açma hakkıyla ilgili zamanaşımı süresi sona ermiştir.

2009 yılında Yargıtay Hukuk Genel Kurulu içtihat değişikliği ile tapu kayıtlarındaki hatadan devletin kusursuz sorumluluğu olduğu esasını kabul etmiştir. Bunun üzerine malik dava açmış davası zamanaşımı itirazından dolayı reddedilmiştir. Malik son olarak Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunmuştur.

 

İÇTİHAT DEĞİŞİKLİKLERİ YENİ BİR İÇ HUKUK YOLU OLUŞTURUR. ZAMANAŞIMI SÜRESİ YENİDEN BAŞLATILMALIDIR

Anayasa Mahkemesi kararında, başvurucunun daha önceden dava açması halinde davasının reddedileceğinin kesin olduğu hususuna vurgu yaparak Yargıtay Hukuk Genel Kurulunca içtihat değiştirilmesini yeni bir iç hukuk yolu olarak nitelendirmiştir. Zamanaşımı kurumunun usul ekonomisi ve hukuki istikrar ilkeleri gereğince tesis edilmiş istisnai bir kurum olduğu vurgulanarak bu tarz içtihat değişikliklerinde sürenin yeniden hesaplanması gerektiğini tespit etmiştir. Böylece Anayasa Mahkemesi başvurucunun zamanaşımı süresi dolduktan 19 yıl sonra içtihat değişikliği ile oluşan yeni iç hukuk yoluyla sınırlı olmak üzere zamanaşımının yeniden başlayacağını kararlaştırmıştır.

AİHM’in Altunay v. Türkiye kararına da atıf yapan Anayasa Mahkemesi AİHM’in bu kararında içtihat değişikliklerinin yeni bir iç hukuk yolu oluşturmasından dolayı başvurunun kabul edilemez bulunduğunu hatırlatmıştır. Gelecekte AİHM önüne götürülmesi planlanan uyuşmazlıklarda da bir iç hukuk yolu niteliğinde yeni bir içtihat olup olmadığı dikkatle araştırılmalıdır. Aksi takdirde AİHM tarafından kabul edilemezlik kararı verilebilir.

Anayasa Mahkemesinin bu kararı, zamanaşımı engeliyle karşılaşan birçok iddianın, içtihat değişiklikleri halinde yeniden değerlendirilebileceğine dair ciddi bir emsal teşkil etmektedir.

Anayasa Mahkemesi’nin ilgili kararına buradan ulaşabilirsiniz.

 

 

SONUÇ:     

•    İçtihat değişiklikleri teknik ve dikkatli takip edilmesi gereken bir konu olduğu için taşınmazın ve taşınmaza ilişkin ihtilafların bu alanda uzman bir ekip tarafından değerlendirilmesi gerekir.

•     Daha önce zamanaşımından dolayı reddedilen davalar, redde dayanak olan içtihadın değişmesi halinde yeniden değerlendirilmelidir.

 


Yukarıdaki metin bilgilendirme amaçlı olup, hukuki tavsiye niteliğinde değildir.