Anasayfa Makaleler Bina ve Yapı Eserlerinden Kaynaklı Malikin Sorumluluğu



Bina ve yapı eserlerinden kaynaklı malikin sorumluluğu kusursuz sorumluluk ilkelerine göre değerlendirilmelidir.

Tarih: 04.07.2017

 

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2015 tarihli bir kararında bina ve yapı eserlerinden kaynaklı malikin sorumluluğunun kusursuz sorumluluk ilkelerine göre değerlendirilmesi gerektiği ve ancak üçüncü kişinin kusurunun çok ağır olması veya olaya neden olan eylemin çok önemli olması nedeni ile birinci eylemin geri plana itilmesi durumunda illiyet bağının kesilebileceği şeklinde karar verdi.

 

Kusursuz Sorumluluğun Değerlendirilmesi

Mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu (818 sayılı BK)’nun 58. maddesinde; “Bir bina veya imal olunan herhangi bir şeyin maliki, o şeyin fena yapılmasından yahut muhafazasındaki kusurundan dolayı mes’ul olur” denilmektedir. Burada, yasa koyucu bozuk yapılan bir yapı eserinden zarar görenlere mümkün olduğu kadar basit ve dolaysız bir tazmin imkanı sağlayarak, onları korumaktadır. Bu anlamda sorumlu olabilecek malik, gerçek kişi veya özel hukuk tüzel kişisi olabileceği gibi, kamu hukuku tüzel kişisi de olabilir.

Bina ve yapı eserlerinden kaynaklanan sorumlulukta kusursuz sorumluluk ilkelerinin uygulanacağı doktrinde ve uygulamada fikir birliğine varılmış bir konudur.

 

İlliyet Bağı Kavramının ve İlliyet Bağının Kesilmesinin Değerlendirilmesi

İlliyet bağı kavramı; ortaya çıkan sonuç ile sonucu ortaya çıkaran fiil arasında uygun bir bağ olması durumudur. Tazminat hukuku açısından değerlendirmek gerekirse; illiyet bağı kavramı zararı ortaya çıkaran fiilin bu sonucu ortaya çıkarabilecek nitelikte olup olmadığına ilişkindir.

 

İlliyet bağını kesen haller şu şekildedir:

•   Mücbir Sebep (Deprem, yangın, sel vb. her türlü tedbir alınsa bile zararın önlenmesinin mümkün olmadığı durum.)     

•   Zarar görenin ağır kusuru 

•   Üçüncü kişinin ağır kusuru

 

Bu durumlardan en az birinin varlığı halinde illiyet bağı kesilmiş olacağından dolayı sorumluluktan söz edilemeyecektir.

 

 

Üçüncü Kişinin Kusurunun İlliyet Bağı Bakımından Değerlendirilmesi

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu belirtilen kararında üçüncü kişinin kusurunun çok ağır olması veya olaya neden olan eylemin çok önemli olması nedeni ile birinci eylemin geri plana itilmesi durumunda illiyet bağının kesilebileceği şeklinde karar verdi.

Karara konu olayda bir iş merkezinde elektrik kesintisinin ardından jeneratöre benzin ikmali yapan iki kişinin benzin sızıntısına sebep olduğu ve bu sızıntı nedeni ile yangın çıktığı tespit edilmiştir. Kararda tartışılan konu bu kişilerin benzin sızıntısına sebep olması ve yangının bu nedenle çıkmış olmasının illiyet bağını ortadan kaldırıp kaldırmayacağıdır.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, kararında; yapı malikinin yangın gibi öngörülmesi muhtemel bir olaya karşı gerekli önlemleri alması gerektiğinden bahisle, bu önlemleri tam olarak almamış yapı malikinin, üçüncü kişinin eylemi karşısında bu eylem direkt yangına sebep olmuş olsa dahi geri planda kalmayacağına kanaat getirerek, yapı malikinin sorumluluğu olduğuna hükmetmiştir.

 

SONUÇ: Bina- yapı eseri malikleri ile bunlardan zararın tazminini isteyen kişiler aşağıdaki hususlara dikkat etmelidir:  

•   Bina ve yapı eseri maliki deprem, yangın, sel, heyelan ve bunun gibi durumlara karşı gerekli tüm önlemleri almalı ve yapıyı bunlara karşı olabildiğince korunaklı hale getirmelidir. Bu durumların ortaya çıkması halinde zararı en aza indirgeyecek (Yangın tüpü, alarm, ilk yardım ekipmanları vs) önlemleri almalıdır.     

•   Zarara uğrayan ve kusursuz sorumluluk esasına göre bina ve yapı eseri malikinden zararın tazminini isteyen taraf illiyet bağının kesilip kesilmediği hususunu iyi değerlendirmelidir. Aksi halde açmış olduğu davanın reddine karar verilebilecektir.

 


Yukarıdaki metin bilgilendirme amaçlı olup, hukuki tavsiye niteliğinde değildir.